Kabul Edelim Güzel Yedik… : Dayı’nın Yeri

Herkese merhabalar. Biz yine işimiz gücümüz yokmuş gibi yemek yedik ve yediğimiz yemeği beğendiğimiz için sizinle paylaşmak istedik. Şimdi gelelim yediğimiz yemeğe. Geçen hafta, sınavlarımızın bitmesini fırsat bilip şöyle güzel bir yemek yiyelim, dedik ve bu amaç doğrultusunda internette dolanmaya başladık. Sonra Dayı’nın Yeri adlı bir mekan karşımıza çıktı. Hakkında okuduklarımız hoşumuza gittiği için ve nispeten de ODTÜ’ye yakın olduğu için gidelim bir bakalım dedik, gerçi uzak olsa da gidilirmiş. Tabii itiraf etmek gerekirse isminin Dayı’nın Yeri olması da meraklanmamızda bir faktördü; sonuçta Dayı’nın Yeri’nden kötü bir yer çıkmasını pek beklemiyorduk. Mekanın bulunduğu sokağa girince biraz mekan hakkında endişelendik öncelikle; çünkü kendisi hemen bir lisenin arkasındaydı. Ancak kapıda valeyi görünce bu endişelerimiz diğer yöne döndü acaba cüzdanımızda yeterli para var mı, diyip içeri daldık.

1

Mekanın dışarıdan görüntüsü

Mekana girdiğimizde bizi samimiyetle karşılayıp bir köşeye oturttular. Sonra sordukları tek soru: “Şalgam, ayran, kola?” oldu. Ne içeceğimizi söyledikten sonra masayı mezelerle donattılar, tabii bu noktada acaba devamında ne gelecek, diye meraktaydık.

2

Mezeler

Bekleyişimizin sonunda bizi başlangıç olarak fındık lahmacun karşıladı. Aslında güzel bir başlangıçtı; ama bizim beklentimiz çok büyük olduğu için o an çok bir anlam ifade etmedi kendisi. Ancak tattıktan sonra söyleyebiliriz ki keşke bir değil de birkaç tane getirselermiş. Açılış olarak değil de ana yemek olarak bize fındık lahmacun getirselerdi çok pişman olmazdık. O kadar lezzetliydi. Biz daha fındık lahmacunu yutmadan masaya yanlarında közlenmiş sarımsaklarla beraber Adana Kebaplar damladı. Tabii bizde görülmeye değer bir coşku yaşanıyordu bu anda. Fotoğrafını bile çekmeden çatalımı götürüyordum ki (Muammer) Arif beni durdurdu. Yani fotoğraflar için esas teşekkürü Arif hak ediyor. Adana’ya dönmek gerekirse, müthiş baharatlarla yoğrulmuş bir et lezzeti vardı. Ağızda dağılıyordu adeta. Sanki her bir kıyma tanesine ayrıca özen göstermişler gibiydi. Kullandıkları kuzu eti ete muhteşem bir aroma katıyordu. Zaten adana danadan yapılmaz, Adana dediğin kuzudan yapılır.

3

Fındık Lahmacun

4

Müthiş Adana

            Adana’ları büyük bir zevkle mideye indirirken acaba sırada ne var, diye merak içerisindeydik. Bizi hiç meraka sürüklemeden kuzu şişleri getirdiler. Daha önce 5-6 gazete tarafından ayrı ayrı övülen bir çöp şişçide (Selçuk’ta) kuzu şiş yemiştik; ama bu ondan kat kat daha güzeldi. Özellikle koydukları baharat şişe tarifi imkansız bir lezzet vermiş. Aslında şişin biraz kuru olması beklenir bu çok da bir hayal kırıklığı yaratmaz insanlarda; ama bu sulu sulu ve yumuşacıktı, usta cidden işini çok iyi biliyor, diye düşündük. Kuzu şiş o kadar güzeldi ki gelmesiyle mideye indirmemiz bir oldu.

5

Kuzu Şiş (bir kısmı :))

Kuzu şişleri de mideye indirdikten sonra günün finali olan kaburga şiş önümüze süzüldü. Tabii bu kadar harika bir yemeğin finaline kaburga şiş çok yakıştı. Zaten kaburgalar süzüldüğünde Sayısal Loto’da 6 tutturmuş kadar sevinçliydik. Kaburgaları anlatmaya yüreğimiz el vermiyor sizin sağlığınız için ama yine bir deneyelim. Kaburgalar da yine mükemmel bir kıvamda pişmişti tabii artık bu bizi hiç de şaşırtmıyordu. Etlerine çok dolgun olmasalar da baharatla yoğrulmuş bir lezzete sahiplerdi ve üzerlerindeki yağ oranı muhteşemdi. Zaten ne zaman geldi ne zaman yedik yine anlayamadık.

6

Kaburga Şiş

Yemekten sonra çaylarımızla tatlımız geldi. Belki yemek çok güzel olduğundandır bilemiyoruz ama tatlı vasattı. Çok da bir özelliği yoktu. O yüzden çok bahsetmeye gerek duymadık. Ama bir arkadaşın ünlü sözünü söylemek gerekirse, “Biz babamızı şekere bulasalar yeriz.” O yüzden kırıntı bile bırakmadık tabakta.

7

Dondurmalı İrmik Helvası

Şimdi bir de ambiyanstan bahsetmek istedik ama bahsedecek çok bir şey yok; çünkü ayrıca özenilerek yaratılmış bir ambiyans yok, mekan kendi doğal ortamını koruyor diyebiliriz. Ancak belirtmeden geçemeyeceğiz mekanda sürekli arabesk fantezi müziğin güzide eserleri çalıyor. Aslında rakı servisi de olsa mekan zincir olma yönünde ilerleyecek. Biraz da servisten bahsedersek, servis gayet samimiydi ve hızlıydı. İnsanlar size oranın müdavimiymişsiniz gibi davranıyorlardı. Bu samimiyet yine yüzümüzü güldürdü. Tüm bu şahane sofraya da üç kişi 120 TL civarında bir hesap ödedik.

 8

İç Mekan

Bir puanlama yapmamız gerekirse:

Lezzet: 5/5

Fiyat/kalite:5/5

Ambiyans:3/5

 

Muammer Kozan                                              Arif Can Güngör

 

Adres: Çetin Emeç Blv. 1331 Sk. (76. Sk.) No:3/A (Çetin Emeç Bulvarı), 06460 Ankara, Türkiye

Comments

  1. Azhar Ali

    Onlarin en guzel servislerden musterinin yaninda cigerden durum yapip vermesiydi onu yapmadilar mi sizlere….:)

Leave a Comment